Telefon: 0 531 846 1782

Haber Detay

İş Kazası Nedeniyle Maddi – Manevi Tazminat Davası

İşçilik alacağı izin ücreti

İşverenin, işçiyi gözetme borcu kapsamında iş kazası hususu değerlendirilebilir. İşverenin işçiyi gözetme borcu kapsamına işverenin işyerinde iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin tüm önlemleri alma borcu da girmektedir. Bu kapsamda işverenler işyerinde her türlü önlemi almalı, araç ve gereçleri eksiksiz olarak bulundurmalı, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusundaki tüm önlemlere uymalıdırlar.

   İşçi, işyerinde bulunuyorken ortaya çıkan ve çalışanı o anda veya daha sonradan, bedensel veya ruhsal olarak zarar görmesine veya engelli hale gelmesine neden olan olaylar, iş kazası olarak adlandırılır.

İş Kazası Gerçekleşmesi Halinde Yapılması Gerekenler Nelerdir?

   İş kazasının meydana gelmesiyle birlikte işçi ve işverene bazı hususlarda yükümlülükler doğmakta, bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi ise tarafların sorumluluğuna neden olmaktadır. İşbu nedenle iş kazasının meydana gelmesi halinde yapılacak işlemler şu şekildedir :

  • İş kazasıyla birlikte sağlık müdahalesi gerçekleştirilir.
  • İşyeri kaza raporu düzenlenerek, tutanağa iki şahit adı yazılır ve imzaları alınır.
  • Kaza, bağlı bulunan kolluk birimine (Emniyet veya Jandarma) bildirilir.
  • Kaza, bağlı bulunan Sosyal Güvenlik Kurumu Birimine bildirilir.

   İş kazası geçirilmesi halinde bu işlemlerin yapılması gerekmektedir. Şayet kanunun belirlemiş olduğu süreler içerisinde bu işlemlerin yapılmaması halinde işlemi yapmaya zorunlu olan şahıslar için gerekli tahkikat başlatılarak şahısların sorumluluklarına gidilecektir. Şayet bu sürelere uyulmaması işveren ve işçinin kusur oranları belirlemede önemli bir etken olabilir. 

İş Kazası Sonucu İşveren Aleyhine Açılabilecek Davalar Nelerdir?

   İş kazası geçiren işçi, ruhen ve/veya bedenen zarara uğramış olabilir. İşte ruhen ve/veya bedenen zarar gören işçinin bu zararını gidermesi adına Türk Borçlar Kanunu gereğince dava açma hakkı bulunmaktadır. Türk Borçlar Kanunu’nun 51 ve devamında düzenlenen haksız fiil neticesinde tazminat maddelerine göre iş kazası geçiren işçi; cismani zarar halinde zararının giderilmesini talep edebilecektir. 

   İş kazasının meydana gelmesiyle birlikte, işçinin yaralanması, ölümü hallerinde ilgili kolluk birimi ve Cumhuriyet Savcısı gerekli soruşturmayı yaparak ilgililer aleyhine ceza davası açacaktır. Bunun yanı sıra işçi veya mirasçıları (işçinin ölümü halinde) tarafından da hukuk davalarıaçılabilecek, tazminata yönelik talepler istenebilecektir. İş kazası davalarında görevli ve yetkili mahkeme işverenin yerleşim yeri veya iş kazasının meydana geldiği yerdeki iş mahkemeleridir. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 2014/11828 Esas sayılı 15.09.2014 tarihli kararında işçi davacı tarafından iş kazası nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında işverenin yerleşim yerinin yanı sıra işçinin yerleşim yerinin de yetkili olduğuna karar verilmiştir. Açılacak maddi tazminat davası ve manevi tazminat davası gibi davalar, iş kazası temelli olacak ve iş kazası neticesinde işçinin uğramış olduğu maddi manevi zararı tazmin etme amacı taşıyacaktır.

   Davayı iş kazasında zarar gören kişi açacaktır. İş kazasının ölümlü olması halinde yalnızca mirasçılar değil destekten yoksun kalan kişiler de maddi tazminat davası açabilir. Manevi tazminat istemi söz konusu olduğunda yalnızca zarara uğrayan işçi (ölmediği takdirde) davayı açabilecektir. İşçi manevi tazminat davasını açmadan öldüyse mirasçıları dava açamaz. Ancak bu davayı açıp öldüyse mirasçılar davaya devam edebilir. İşçi iş kazası nedeniyle öldüyse ilgililer manevi tazminat talebinde bulunabilir. İş kazası davaları önlem almayan ve yükümlülüklerini yerine getirmeyen tam kusurlu işverene karşı açılır.

   İş kazası neticesinde uğranılan zararların tazmini amacıyla maddi tazminat davası, manevi tazminat davası veya destekten yoksun kalma tazminatı talepli dava açılabilir. İş kazası nedeniyle tazminat davası açılabilmesi için İş Mahkemesine bir dilekçe ile başvurulması gerekmektedir. Dava dilekçesinde yukarıda belirtilen maddi zararlar ve varsa manevi zarar belirtilmeli ve dava dilekçesi ekine faturalar, hastane faturaları vs. belgeler eklenmek suretiyle dava açılmalıdır. İş kazası nedeniyle tazminat davası açarken avukat tutma zorunluluğu olmamakla birlikte davanızı bir avukat yardımı ile açmanız ileride hak kaybına uğramanızı engelleyecek ve davanın reddedilmesi veya davanın düşük tazminat bedelleri ile neticelenmesinin önüne geçecektir.

  1. MADDİ TAZMİNAT DAVASI   

Geçirdiği iş kazası neticesinde ruhen ve/veya bedenen zarar gören işçiye bu zararını gidermesi adına dava açma hakkı tanınmıştır. Buna göre, yürürlükteki mevzuat gereğince iş kazası geçiren işçi, cismani zarar halinde zararın giderilmesini talep edebilecektir.  İşçinin iş kazası neticesinde bedensel zarara uğraması halinde, tedavi giderleri, bedensel zarar nedeniyle çalışmadığı sürelerdeki kazanç kaybı, çalışma gücü çalışamadığı dönemler dışında da azalmışsa veya tamamen çalışma gücü yitirilmişse bu nedenle ortaya çıkan zararlar, kazanç kayıpları, maddi tazminat davası yolu ile talep edebilecektir.

   İş kazasının ölümle sonuçlanması halinde ise, cenaze giderleri, tedavi giderleri (ölümden önceki tedavi sürecinde), çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar maddi tazminat davası yolu ile talep edilebilecektir.

     2. DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI

   Destekten yoksun kalma tazminatı, ölen bir kişinin yaşarken destek verdiği kişilerin, aldığı desteğin ölüm sebebiyle ortadan kalkması sonucunda, destek alanların uğradıkları zarardır. Dolayısıyla, bu tazminat türü ancak iş kazası neticesinde ölüm hadisesi gerçekleştiği zaman ortaya çıkmaktadır.

   Destekten yoksun kalma tazminatı yalnız ölen işçinin ailesi tarafından değil, işçinin çalışırken destek olduğu kişilerle birlikte ileride bu destekten yararlanması söz konusu olan kişiler tarafından da talep edilebilecektir. Bu doğrultuda, açılacak olan destekten yoksun kalma tazminatı davasında, hâkim tarafından, ölen işçinin sağlığında destekten yoksun kalacağını iddia eden kişilere bakacak güçte olmasını ve tazminat talep edenlerin ölen işçinin yardımına muhtaç olmasını aramaktadır.

     3. MANEVİ TAZMİNAT DAVASI

   Bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda veya çalışanın ölümü halinde iş kazasına uğrayan yakınlarının üzüntü ve keder duyması sebepleri ile, olayın özellikleri göz önünde tutularak, zarar görene uygun bir miktar paranın ödenmesi şeklinde manevi tazminata hükmedilebileceği ilgili yasal düzenlemelerle öngörülmektedir.

   İşçinin ağır bedensel zarar görmesi veya ölümü halinde işçinin yakınlarının da manevi tazminat talep edebilmesi mümkündür. Böylelikle, cismani zarara uğrayan çalışan ve ölümü durumunda çalışanın yakınları, manevi tazminat koşullarının oluşması durumunda bu tazminatı talep edebileceklerdir. İş kazası neticesinde zarar görenin veya ölenin yakınları için manevi tazminata hükmedilmesi için bazı şartların varlığı aranacaktır. Buna göre, ortada bir fiil, fiil neticesinde meydana gelen zarar, zarar ile fiil arasında illiyet bağı, fiilin hukuka aykırı olması ve işçinin cismani zarar uğraması gerekmektedir. Sayılan şartların varlığı halinde hâkim, manevi tazminata hükmedecektir.

İş Kazası Tazminatı Hesaplaması Nasıl Olur?

   İş kazası sonucu maddi tazminatın hesaplanmasında iş kazası olmasaydı işçinin olması muhtemel maddi durumu dikkate alınır. İş kazasının gerçekleştiği tarih ile işçinin muhtemel yaşam süresi dikkate alınarak bilirkişi vasıtası ile hesaplama yapılır. Bu hesaplama esas alınacak meslekte kazanma gücü kaybı yani maluliyet oranı belirlenecektir. Meslekte kazanma gücü kaybı oranı ise Çalışma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile belirlenir.

   İş kazası nedeniyle ödenecek tazminat miktarının hesabında işçinin geniş ücreti hesaba katılır. Yani işçinin ücreti bordrosunda eksik gösterilmiş olsa da bordrodaki bedel değil işçinin emsal ücret araştırması yapılarak alması muhtemel ücreti üzerinden tazminat miktarı belirlenir.

   Yine iş kazası nedeniyle tazminat miktarının belirlenebilmesi için tarafların kusur oranlarının belirlenmesi şarttır. Zira bu şekilde hakim tarafından hakkaniyete göre tazminat miktarında artırım veya indirim söz konusu olabilecektir. Türk Borçlar Kanununda da kusura göre tazminat miktarının belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir.

Tazminat Hesaplamasında İndirim Halleri

   Daha önce de bahsettiğimiz gibi, iş kazası sonucu açılacak tazminat davalarında malul kalan işçiye yada ölümlü iş kazasında destekten yoksun kalan hak sahiplerine ödenecek maddi tazminat hesaplanırken tutardan Türk Borçlar Kanunu uyarınca bazı indirimler yapılır. İndirim nedenlerinin uygulanmasında hâkimin geniş ölçüde takdir yetkisi bulunmaktadır. İndirim halleri:

  1. Maluliyet derecesine göre 
  2. İşçinin Kusur durumu
  3. Eşin evlenme ihtimaline göre
  4. Kazanın kaçınılmazlık durumu
  5. Hakkaniyet indirimi
  6. SGK tarafından yapılan yardımların dolayısıyla indirim

Sigortasız Çalışan İşçinin İş Kazası Geçirmesi Halinde

   İşçi işyerinde bir günden daha az bir süre çalışsa da işveren, Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirim yapmakla mükelleftir. İşveren bu mükellefiyetini yerine getirmemiş ve işçi iş kazası geçirmişse işçi veya işçinin yakınları ne yapacaktır? İşçi iş kazası sonucu hastaneye kaldırılmışsa işçinin yakınları hastane polisine başvurmalıdır. Hem hastane polisine hem de işçinin doktoruna olayın iş kazası olduğunu belirterek olay yeri inceleme yaptırılmalıdır. Olay yeri inceleme iş kazası durumunun tespiti, tanıkların dinlenmesi bakımından çok önemlidir. Zira olayı gören bir tanık var olması durumunda kolluk tarafından tanıkların ifadesine başvurulur.

   İş kazası gerçekleştiği işçi tarafından Çalışma Bölge Müdürlüğüne bildirilir ve Çalışma Bölge Müdürlüğü tarafından iş kazasının tespiti hakkında inceleme yapılır. Ancak işçi bu esnada hak kaybına uğramamak için İş Mahkemesi nezdinde iş kazası tespit davası açmalıdır. İş kazası tespit davasında işçi işverene ve Sosyal güvenlik Kurumuna karşı iş kazasının gerçekleştiğinin tespitini talep eder.

   İşçi Sosyal Sigortalar Kurumuna bildirilmemiş olsa da sonuçta sözlü de ola bir iş sözleşmesi ile işyerinde çalışmış ve bu çalışmasının neticesinde iş kazası  geçirmiştir. Yani sigortasız çalışma, olayın iş kazası olduğu gerçeğini değiştirmez.

İş Kazasında Üçüncü Kişilerin Sorumluluğu ve Tazminata Etkisi

   İş kazasının meydana gelmesinde birçok kez üçüncü kişilerin kusurlu davranışları rol oynamaktadır. Peki üçüncü kişilerin kusurlu olmaları halinde işverenin sorumluluk derecesi ne olacaktır ve işveren, işçiye ödenecek tazminatlarda kusurlu olan üçüncü kişilere rücu edebilecek midir?

   İş kazasının meydana gelmesinde şayet bir üçüncü kişinin kusuru söz konusu ise ; sigortalıya veya hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılacak ödemelerde, kusurlu üçüncü kişilere rücu edilebilecektir.

   Peki üçüncü kişi, iş kazasında %100 kusurlu ise işveren tazminattan sorumlu olacak mıdır ? Bu hususa Yargıtay 21. Hukuk Dairesi şu şekilde çözüm getirmiştir : ‘Somut olayda, zararlandırıcı olayda yüzde 100 oranında üçüncü kişi durumunda olan İsmail’in kusurlu olduğu açık-seçiktir. Hal böyle olunca, zorlandırıcı olay üçüncü kişinin tamamen kusurlu davranışı sonucu oluştuğuna göre, nedensellik bağının kesildiği, giderek yukarıda sözü geçen İçtihadı Birleştirme Kararına dayanılarak istihadam eden davalı idarenin sorumluluğuna gidilemeyeceği ortadadır’ diyerek bu hususu çözümlemiştir.  İşbu nedenlerle şayet üçüncü bir kişinin %100 oranında bir kusuru söz konusu ise istihdam edenin sorumluluğuna gidilemeyeceği açıktır. 11.08.2018

   NOT: İş kazası geçiren işçinin, iş kazası sonrasındaki süreci iyi irdelemesi ve hukuki açıdan eksiksiz bir çalışma gerçekleştirmesi gerekmektedir. İşbu nedenle bu tür işlemlerin profesyonel bir çalışma gerektirmesi, iş kazası sürecinin Kurumlar arası alışverişlerde önemli bir yer alması ve birçok Kurumla etkileşimi beraberinde barındırması avukatın önemini ortaya çıkarır. İşbu nedenlerle İş kazası neticesinde açılacak maddi tazminat ve manevi tazminat davalarında Avukat ile çalışılması ve hukuki yardım talebinde bulunulması çok önemlidir.

Haber Tarihi: 17 - Mayıs - 2018