Telefon: 0 531 846 1782

Haber Detay

İmar Affı Diğer Adıyla İmar Barışı Nedir?

İşçilik alacağı izin ücreti

İMAR BARIŞI 

     24/02/1984 tarihinde 2981 Kanun Numarası ile kabul edilen “İmar Ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler Ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun” ile başlayan imar affı, çıktığı dönemde ciddi yankı uyandırsa da sistemin ağır işlemesi, verilen sürenin yetersiz olması ve sair nedenlerle beklenen faydayı sağlamamış ve eksik kalmıştı. Aradan geçen bunca yıl boyunca affın tekrarlanacağı söylentileri düzenli aralıklarla tekrarlanmaya devam etti. Nihayet 18.05.2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun ile 3194 sayılı İmar Kanunu’na geçici madde 16 eklenmiştir. Buna göre, imara aykırı tüm yapılarda, Yapı Kayıt Belgesi, oluşturulacak ve ödenecek bedel karşılığında, yapı yasal(!) hale getirilecektir.

     İmar barışı, iskanı olmayan yapıların gerekli harç ve masrafların ödenmesi ve başvuruların yapılması ile kayıt altına alınarak imar ve iskan mevzuatına uygun hale getirilmesi uygulamasıdır. İmar mevzuatına aykırı ve kaçak yapılaşmanın af yoluyla yasal hale getirilmesi, hukuk devleti ilkesi açısından oldukça tartışmalı bir konudur. Bu uygulama ile bir yandan özellikle büyük şehirlerde görülen ve yer yer %60 gibi oranları gören yasal olmayan yapının yasallaştırılmasını, verilen ve vatandaşı ödeme zorluğuna düşüren cezaların düşürülmesini, yıkım kararları ve idari para cezalarının iptalini sağlayacak ve diğer yandan yapılacak işlemlerden elde edilecek harç gelirleri kentsel dönüşüm uygulamalarında değerlendirilerek bugün durma noktasına gelmiş olan kentsel dönüşümü de canlandıracaktır. Kentsel dönüşümün amacı, depreme dayanıksız ve kaçak nitelikteki yapıların yenilenerek, deprem riskinin önüne geçmektir.

     Yapı Kayıt Belgesinin alınmasının en önemli sonuçlarından biri olarak, söz konusu yapıya/yapının ilgili kısmına ilişkin İmar Kanunu uyarınca alınmış yıkım kararları ve tahsil edilmemiş idari para cezaları iptal edilecektir. İkinci olarak, bu yapılara geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz da bağlanabilecektir.

     1- Yapı Kayıt Belgesi Hangi Yapıları Kapsar? 31.12.2017 tarihinden önce yapılmış olan, inşaat ruhsatı bulunmayan veya inşaat ruhsatı eklerine aykırı olarak inşa edilmiş yapıları. 

     İlgili yapının, Hazine ya da belediye taşınmazı üzerinde inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlar rayiç bedel üzerinden yapı kayıt belgesi sahiplerine satılacaktır.

     2- Yapı Kayıt Belgesi İçin Ödenecek Tutar Ne Kadardır?  İlgili yapının emlak vergi değeri ile yapının yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden, konutlarda yüzde üçticari kullanımlarda yüzde beş oranında bir bedel vatandaştan alınır. Yapı kayıt belgesinin alınmasından sonra belirli şartların varlığı halinde, yapı kayıt belgesi sahipleri, yapı kullanma belgesi olmaksızın, cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesisi için başvuruda bulunabileceklerdir. Bu durumda ise yukarıda belirtilen bedelin iki katı ödenir. Yapı sahibi bedeli 31.12.2018 tarihine kadar tamamlamazsa verilen yapı kayıt belgesi iptal edilir ve vatandaşın önceden yatırmış olduğu meblağ ilgilisine iade edilmez.

     3- Yapı Kayıt Belgesi Başvuruları Nasıl Yapılır? En geç 31.10.2018 tarihine kadar ve bedeli 31.12.2018 tarihine kadar ödenmek suretiyle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından belirlenen idareye başvurulabileceği gibi e-Devlet üzerinden de başvuru yapılabilir. Ancak Bakanlık tarafından henüz yetkilendirilmiş bir kurum veya kuruluş bulunmamaktadır. Bu durumda yapılabilecek en doğru yol başvurunun e-Devlet sistemi üzerinden yapılmasıdır.

     4- Yapı Kayıt Belgesinin Geçerlilik Süresi ve Hukuki Geçerliliği; İlgili düzenlemeye göre yapı kayıt belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına tabi tutuluncaya kadar geçerlidir. Yapı kayıt belgesinin, iskan ruhsatı benzeri bir güvence sağlamadığı, yapı kayıt belgesi alınmış olsa dahi, yapının riskli alan kapsamında değerlendirilebileceği “Yapının depreme dayanıklılığı malikin sorumluluğundadır.” denilerek açıkça belirtilmiştir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanacaktır.

      5- Yasanın Kapsamına Girmeyen Yapılar;

  1. Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlar üzerine inşa edilmiş yapılar,
  2. Hazineye ait sosyal donatı için tahsis edilmiş araziler üzerine inşa edilmiş yapılar,
  3. 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alandaki yapılar,
  4. İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlardaki yapılar,
  5. 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alandaki yapılar bu kanun hükümlerinden yararlandırılmaz.

     Düne kadar, kaçak ve imara aykırı olarak kabul edilen bir yapıda, hiçbir inşaî işlem yapılmadan veya güçlendirilmeden, sadece dosya üzerinden, yapı yasal(!) hale getirilmeye çalışılmaktadır. Geçici kaynak yaratılması dışında, bu sistemden ne tür bir fayda sağlanacağı, şehirlerimizin imar yapısının nasıl korunacağı ve toplumun bundan ne kazanacağı belirsizdir. 

     Sonuç olarak, yapı kayıt belgesi yapıya yasallık değil, sadece yeniden yapılıncaya kadar kullanabilirlik hakkı kazandırmıştır. İlgili düzenleme ile İmar Barışı ile ilgili sorulara yeterli ve açık bir cevap verememesi nedeniyle uygulamada birtakım sıkıntılar da yaşanmakla birlikte şimdiye kadar 2 milyon 279 binin üstünde başvuru yapılmıştır ve 10 milyon vatandaşın daha başvuru yapması beklenmektedir.

Haber Tarihi: 06 - Ekim - 2018