Telefon: 0 531 846 1782

Haber Detay

Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat

İşçilik alacağı izin ücreti

Evlilik birliği; İyi günde, kötü günde ve bir ömür boyu mutluluk dilekleri ile kurulur. Ancak iyi dileklere rağmen evlilik birliğinin sonlandırılması da bir seçenektir. Boşanma halinde de eşlerin tazminat talebi hakları bulunmaktadır.

Evlilik birliğinin sonlandırılması yada hukuki değimi ile boşanmada tazminat hakkı  4721 S Türk Medeni Kanunu tarafından taraflara tanınmış haklardan birisidir. Buna göre Boşanma Davalarında Maddi Manevi Tazminat : Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir (TMK. m: 174/1). Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir (TMK. m: 174/11)

Boşanmada Maddi Tazminat

Boşanma davasında Maddi tazminat talebinde bulunma hakkı 4721 s Türk Medeni Kanununda düzenleme altına alınmıştır.Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir (TMK. m: 174/1).Boşanmada maddi tazminat talebinde bulunacak olan eş aşağıdaki şartlar dahilinde maddi tazminat talebinde bulunabilir.

Boşanmada Maddi Tazminat İstemenin Şartları

  • ·  Tazminat isteyen taraf kusursuz ya da daha az kusurlu olmalıdır.
  • ·  Davalı taraf kusurlu olmalıdır.
  • ·  Davalı taraf boşanmaya kendi kusuruyla sebep olmuşsa, onun aleyhine tazminata hükmedilemez.
  • ·  Tazminat isteyen tarafın mevcut veya beklenen menfaati boşanma sebebiyle zedelenmiş olmalıdır.

TAZMİNAT İSTEYEN TARAFIN KUSURSUZ YA DA DAHA AZ KUSURLU OLMASI

Maddi tazminat için, talep eden tarafın evlilik birliğinin sonlanmasına yol açan olaylarda kusursuz yahut daha az kusurlu olması gerekir. Tazminat isteyen tarafın kusurları bulunmakla beraber, bunlar boşanmaya sebep olan diğer olaylara oranla ikinci derecede kalıyor yahut tahriklerin bir sonucu olmaktan ileri gitmiyorsa talepte bulunan yine kusursuz sayılmalıdır. Evlilik birliğinin sürdürülmesi eşlerin karşılıklı çabaları ile mümkündür. Boşanma aşamasına gelen evliliklerde tarafların tamamı ile kusursuz olma durumu çok nadir rastlanan bir durumdur. Bir önceki 743.s Türk Kanunu Medenisi tazminat talebi için kusursuz olma şartını öngörmekteydi. Bu şartın doğal sonucu maddi tazminat isteme olasılığını çok daraltıyordu. 4721 s Medeni Kanun’da yapılan düzenleme ile bu kriter yumuşatıldı. Böylece kriter olarak kusursuz olma ya da daha az kusurlu olma seçenekleri bir arada tutularak, kusurlu olmasına karşın diğer taraf ile karşılaştırıldığında kusuru daha az olan tarafa maddi tazminat talep etme yolu açılmış bulunmaktadır.

DAVALI TARAFIN KUSURLU OLMASI

Maddi tazminat talebi için davalı tarafın kusurlu olması gerekmektedir. Davalı tarafın boşanmada kusuru yok ise, tazminat ödemesi yönünde bir hüküm verilemez.Davalı tarafın iradi olmayan davranışları, örneğin akıl hastalığı nedeniyle boşanmaya karar verilmesi halinde, ayırtım gücü olmayan davalı aleyhine maddi tazminata hükmedilmez. Keza eşit kusur halinde de tazminat hükmedilemez.

Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda taraflar eşit kusurlu ise maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi gerekir. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, Esas: 2010/21246, Karar: 2011/21149 İçtihat)

Davacı kadın savcılık soruşturma dosyasında verdiği ifadesinde dava dışı bir kişiyle birlikte olduğunu kabul ettiğinden her iki taraf da sadakatsiz olup boşanmaya neden olan olaylarda eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir. Bu durumda eşit kusurlu davacı lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, Esas: 2012/19068, Karar: 2013/5161 İçtihat

MEVCUT VEYA BEKLENEN BİR MENFAATİN BOŞANMA SEBEBİ İLE ZEDELENMİŞ OLMASI

Mevcut menfaat, evlilik birliği boşanma ile ortadan kalkmamış olsaydı, kusursuz yahut daha az kusurlu olan tarafın sağlamaya devam edecek olduğu yararlardır.Beklenen menfaat, sağlanmış veya sağlanmakta olan bir menfaat olmayıp kusursuz ya da daha az kusurlu olan tarafın evlilik devam etseydi ileride sağlayacağı bir takım yararlar anlamına gelir.Maddi Tazminat talep edebilmek için boşanma gerçekleşmemiş olsa idi , kusursuz ya da daha az kusurlu olan tarafın evlilik birliğinden sağlamaya devam edeceği yararlar boşanma sebebiyle zedelenmiş olması gerekir. Bununla beraber , evlenme sırasında yapılmış masraflar veya hediyeler , maddi tazminat talebi içerisine dahil edilemez.

Evlilik birliğinin sonlandırılmasında bayan kanunun tabiri ile karı en çok mağduriyet yaşayan konumundadır. Zira yuva kurma ideali ile kariyer yapma ideali her zaman toplumsal gerçeklerle örtüşmemektedir. Evlilik birliğinin kurulması aşamasında yada doğumdan sonra mesleğini bırakan, evlilik içerisinde ev işleri ile ilgilenen bu nedenle maddi anlamda bir tasarruf yapma imkanı bulunmayan eş, boşanmada maddi tazminat talebinde bulunabilmektedirler. Bununla beraber eşin, evliliğe güvenerek üniversite eğitimini yarıda bırakması 174/1 kapsamında boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaat olarak değerlendirilmemektedir.

MADDİ TAZMİNAT DAVASININ MİKTARI VE ŞEKLİ

Boşanma davasında maddi tazminata hükmedilebilmesi için bu yönde bir talebin olması gerekir.Bu talep boşanma dava dilekçesi ile birlikte, dava dilekçesi ile istenmemişse dava sonuna kadar yazılı veya sözlü olarak ya da boşanma davasından sonra ayrı bir dava ile yapılabilir.

Maddi tazminat talep halinde gerçekleşir, eğer bir istem olmaz ise hakim kendiliğinden maddi tazminata hükmetmez. Her ne kadar Medeni Kanunda maddi tazminatın boşanma gerçekleştikten sonra ayrı bir dava ile istenemeyeceği yönünde bir hüküm bulunmasa da, Yargıtay Kararlarında genel görüş maddi tazminatın boşanma davası ile eş zamanlı olarak hükme bağlanması gerektiği yönündedir. Ancak belirtmek gerekir ki, maddi tazminat talebi için bir davanın boşanma gerçekleştikten sonra açılmasını engelleyen bir durum bulunmamaktadır.

Maddi tazminatın miktarı Mahkemeler tarafından hakimin takdirine dayalı olarak belirlenir. Hakim bu miktarı belirlerken göz önünde bulundurduğu kıstaslar tarafların ekonomik durumları, evlilik süresi ve tarafların kusur dereceleridir. Zaman zaman ünlülerin ya da zengin ailelerin boşanma davalarında astronomik rakamların dile getirilmesi bu kıstasın bir sonucudur.

Ödeme gücünü aşan bir talepte bulunulması halinde bu talep gerçekleşmeyecektir. Miktarı gibi tazminatın ödenme şeklini de hakim belirlemektedir. Tazminat; belli bir miktarın toplu olarak ya da şartlar uyarınca irat şeklinde ödenmesi veya bazı malların davacı tarafa verilmesi şeklinde gerçekleşebilir..

Tazminat taleplerinde eşin ödeyebileceği tazminat tutarının iyi değerlendirilmesi gerekmektedir. Maddi tazminat taleple sınırlandırılmıştır. Eşin ödeyeceğinden fazla talep edilen tazminat talebi reddedileceği gibi, ödeme gücünün altında talep edilmesi halinde de taleple bağlılık ilkesi gereği daha fazla tazminat hükmedilmemektedir. Mahkemeler karşı tarafın ödeme gücü ve maddi zararın tespiti ile birlikte tazminata hükmederken eşin talep ettiği tazminat miktarı üzerinde bir tazminat vermemektedir. Örnek; boşanma davasında maddi tazminat talep eden kişinin tazminat talebini 1.000.000,00.-TL kabul ettiğimizde 1.000.001,00.-TL tazminata hükmedilemez.

Evlilik birliğinin sonlandırılmasında en önemli hususlardan birisi maddi tazminat talep edecek kişilerin talep edeceği tazminat miktarını doğru belirlemesi ve tazminatı gerektirecek vakıaları, zararı ispat etmesi gerekir. Bu aşamadı boşanacak eşlerin hukuki yardıma ihtiyaçları vardır. Davada istenilen neticeye ulaşılması ancak uzman hukukçuların yardımı ile mümkündür. Aksi durum zara kaybı demektir. 

BOŞANMADA MANEVİ TAZMİNAT

Boşanma davasında bir diğer tazminat çeşide de manevi tazminat talebidir.Manevi tazminat, kişilik hakları saldırıya uğrayan eşin, bu zararın giderilmesi amacını gütmektedir. Boşanmada manevi tazminat talebi boşanmayı gerektiren olaylar içinde karşı taraftan daha az kusurlu olmasına bağlıdır.

Boşanmada Manevi Tazminat İstemenin Şartları

  • ·  Davalı taraf kusurlu olmalıdır.
  • ·  Kusurun ağır olması şart değildir.
  • ·  Tazminat isteyen tarafın kişilik hakkı zedelenmiş olmalıdır.
  • ·  Kişilik hakkının zedelenmiş olup olmadığı, boşanmaya sebep olan olayın mahiyetine ve istemde bulunan tarafın duyduğu elem ve üzüntünün derecesine göre tayin edilir.

DAVALI TARAFIN KUSURLU OLMASI

Boşanma davalarında manevi tazminat isteyen kişi açısından, davalı tarafın kusurlu bulunması şarttır. Burada önemli olan kusurun ağır olup olmaması değildir. Davada incelenen davalı tarafın diğer tarafın kişilik haklarına saldırıda bulunma kusurunda bulunup bulunmadığıdır. Eş değişle manevi tazminat ödemesinin esas koşulu davalının kusurunun karşı tarafın kişilik haklarına saldırı niteliğinde olup olmadığıdır. Davalının kusurunun karşı tarafta yarattığı elem ve üzüntü dikkate alınmaktadır.

Kişilik haklarına saldırı teşkil eden maddi bir hadisenin varlığı ispat edilemediğinden, davacı eş için manevi tazminata hükmedilemez.Yargıtay 2. H.D 2013/4478 Esas 2013/7945 Karar İçtihat

Tarafların, evlilikleri süresince sağlıklı bir cinsel ilişki kuramadıkları, yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Davacı kadında, cinsel ilişkiye engel olacak fizyolojik ve psikolojik bir rahatsızlık saptanmamıştır ve cinsel ilişkiden kaçınanın davacı olduğuna ilişkin bir delil de mevcut değildir. Bu halde, sağlıklı bir cinsel ilişkinin gerçekleştirilememesinde davalı kocanın kusurlu olduğu kabul edilmelidir. O halde boşanmaya sebep olan olaylarda ağırlıklı olarak kusurlu olan taraf davalı kocadır ve bu sebeple 4721 S.K. m.174 gereğince maddi ve manevi tazminatla sorumlu tutulması gerekir.Yargıtay2.H.D Esas:2014/11934, Karar:2014/25373 İçtihat

Eşini rahatsız edecek şekilde eski erkek arkadaşından bahseden ve eşinin yüzüne tüküren davalı kadın, dava dosya içeriğine göre, boşanmaya neden olan olaylarda tam kusurlu olmakla; lehine manevi tazminata hükmedilemez.Yargıtay 2. H.D, Esas: 2013/17126, Karar: 2013/21895 İçtihat

Davacının birlik görevlerini yerine getirmemesi ve eşini kendi anne babasıyla oturtması tek başına davalının kişilik haklarına saldırı olarak değerlendirilemez. Davalının kişilik haklarına saldırı teşkil eden maddi bir olayın varlığı da kanıtlanamadığına göre davalının manevi tazminat isteğinin reddi gerekir.Yargıtay H.G.K, Esas: 2012/2-795, Karar: 2013/304 İçtihat

Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu diğerinin maddi desteğini yitiren eş lehine, ağır veya eşit kusurlu olmadığı hallerde maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekir.Yargıtay 2.H.D 2004/6581 E. 2004/9516 K. İçtihat

TAZMİNAT İSTEYEN TARAFIN KİŞİLİK HAKKININ ZEDELENMİŞ OLMASI

Boşanmalarda manevi tazminat talep edecek kişinin, boşanmaya neden olaylar nedeniyle kişilik haklarının zedelenmesi gerekir. 743.s Türk Kanunu zedelenmenin ağır olmasını şartını arıyordu 4721 s Türk Medeni kanununda ise kişilik hakkı zedelenmesinin büyüklüğünün önemli olmadığını zedelenmenin ağır olmasının gerekmediğini belirtmektedir.

Davacı tarafın kişilik haklarının nasıl zedelenmiş olduğu, boşanmaya sebep olan olaylara ve davacının duyduğu üzüntünün derecesine göre belirlenmektedir. Eşlerden birinin kusuru sonucu gerçekleşen bir boşanmada diğer eş çektiği manevi acılar sebebi ile yaşadığı sağlık problemleri, sosyal ve iş çevresinde yaşadığı olumsuzluklar, mahalle ve aile baskısı sebebiyle kişilik hakları zedelenmiş olabilir. Ya da boşanmanın yol açtığı dedikodular kişiyi çok büyük bir kedere düşürmüş olabilir. Bu tür durumlarda manevi tazminat talep etme hakkı doğmaktadır.

Diğer tarafın kişilik hakkının zedelenmesi genel olarak zina sebebi ile açılmış olan boşanma davalarında görülmektedir. Zina yapmış olan üçüncü kişiden manevi tazminat talebinde, bu kişinin bu olayı kişinin evli olduğunu bilerek kasten yapıp yapmadığına bakılarak karar verilebilir. Görüşler bu tür durumlarda üçüncü kişiden manevi tazminat talep edilebileceği yönündedir. Bu konu aşağıda üçüncü kişilere karşı açılabilecek tazminat talepleri konuşanda incelenmiştir.

MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ MİKTARI VE ŞEKLİ

Manevi tazminat miktarı da aynen maddi tazminat miktarı da yapmış oluğumuz açıklamalar gibi mahkeme tarafından belirlenir. Davaya bakan Mahkeme kişilik haklarının ne kadar zedelendiğini tespit ederek, boşanmaya yol açan olayın ağırlığına göre manevi tazminat miktarını belirler.

Manevi tazminat miktarının belirlenmesinde göz önünde bulundurulacak bir diğer kıstas ta davalının mali gücüdür. Manevi tazminat olarak sadece nakdi tazminata hükmedilir, paradan başka bir şeye hükmedilemez.

Manevi tazminata da aynen maddi tazminat talebinde olduğu gibi davada talep edilmesi halinde hükmedilir. Manevi tazminat boşanma davası görülürken ya da boşanma davasından sonra açılacak ayrı bir dava ile talep edilebilir.

Yargıtay a göre; boşanma davalarında ilamın fer’i niteliğinde bulunan maddi ve manevi tazminatın infaz edilebilmesi için , kararın kesinleşmiş olması gerekir “

ZAMANAŞIMI 

Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden 1 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

BOŞANMA DAVALARINDA ÜÇÜNCÜ KİŞİLERE KARŞI TAZMİNAT DAVASI

Maddi tazminat talebinden farklı olarak manevi tazminat talebi 3. kişilere karşı da açılabilmektedir. Özellikle evlilik birliğine sadakatin ortadan kalktığı durumlarda evli eşin başka biri ile ilişkisi nedeniyle boşanma davası açan eş, zina olayının gerçekleştiği 3. kişilere kişilik haklarının saldırıya uğramış olması nedeniyle manevi tazminat davası da açabilmektedirler. Burada dikkat edilmesi gereken husus aldatmanın gerçekleştiği 3. kişinin evlilikten haberinin olmasıdır. Aksi takdirde eşin evli olduğunu saklayarak birlikte olduğu üçüncü kişinin tazmin yükümlülüğü bulunmamaktadır.

Her iki tazminat çeşidi için de uzman hukukçulardan yardım alınması mahkemeden beklenen neticenin gerçekleşmesi açısından önem arz etmektedir. 

Haber Tarihi: 23 - Haziran - 2023